Satınalma Yönetiminde Yazılı Sözleşmenin Önemi

Satınalma Dergisi
Satınalma Dergisihttp://www.satinalmadergisi.com
Aylık Düzenli Basılı ve E-Dergi (Apple, Google Play, Dergilik). HABER: dergi@satinalmadergisi.com REKLAM: reklam@satinalmadergisi.com ABONELİK: abone@satinalmadergisi.com Tel : (0212) 509 56 56 Zengin pratik ve akademik içeriği ile sektörel haber ve uygulamaları okuyucuları ile buluşturmaktadır. Banner, Reklam, Advertorial ve Röportajlarınızla Karar Vericilere Yakın Olun.

Satınalma ilişkileri, bilindiği gibi, ekonomik hayatın lokomotif gücüdür. Üretim ve tüketim döngüsünü göz önüne getirdiğimizde, satınalma sözleşmelerinden oluşan, büyük bir ‘çark’ ve bu çarkla işleyen devasa bir ‘makine’ görürüz.

Bu ‘devasa makinenin’ işleyişi sırasında kurulan satınalma ilişkilerinde hukuk güvenliğinin sağlanması, işletmeler için hayati derecede önem taşıyan bir konudur. İşletmenin ekonomik varlığını sürdürebilmesi için büyük önem taşıyan satış ilişkilerinin, yazılı sözleşmelerle kurulmaması, ileride ortaya çıkacak uyuşmazlıkların hangi kurallara göre çözümleneceğinin belirli olmamasına sebep olmakta ve bu ihmal, büyük işletme risklerini beraberinde getirmektedir.

Ülkemizde satış işlemlerinin yazılı sözleşmeye bağlanması, çok küçük bir azınlık dışında, maalesef yaygın bir uygulama değildir. Bu gerçeği bilmeme rağmen, geçtiğimiz günlerde öğrendiğim bir istatistik bilgisi beni de şaşırttı. Buna göre, Ülkemizde yapılan ihracat işlerinde yazılı sözleşme kullanma oranı, yüzde iki bile değil! Buna karşılık, ithalat işlemlerinde bu oran yüzde doksanların üzerinde!

Sözleşme hukukunun şöyle bir yapısı vardır: İki taraf aralarında bir sözleşme kurdukları zaman, tarafların o sözleşmede belirledikleri kurallar, onlar için ‘kanun’ gibidir. Yani taraflar, aralarında sözleşme kurarak “bizim aramızdaki hukuki ilişkiye bu kurallar uygulanacak” şeklinde bir belirleme yapmış olurlar. Mesela, bir satış sözleşmesinde satıcı taraf, ‘satış bedeli gününde ödenmezse faiz oranı aylık yüzde …dır’ şeklinde kural koyarak, alacağını zamanında tahsil edememe riski karşısında kendi önlemini almış olacaktır. Ya da sözleşmeye ‘satış konusu otomobil alıcıya İstanbul’da teslim edilecektir’ şeklinde bir kural koyarak, teslim konusunun size sürpriz bir maliyet çıkarmasını engelleyebilirsiniz.

Peki, yazılı sözleşme yapılmazsa ne olur?

Satış işlemini yazılı sözleşmeye bağlayarak kuralları kendiniz (tabii karşı tarafla anlaşarak) belirleyebilecekken, bunu ihmal ederseniz, duruma göre, kanundaki yedek kurallara mecbur kalabilirsiniz. Hatta o konuda kanunda bir yedek (sözleşmedeki boşluğu tamamlayıcı) kural yoksa, bazen hâkimin takdiri bile devreye girebilir ki, bunun işletmenizin beklentilerini ne kadar karşılayacağı her zaman şüphelidir. Örneğin, yukarıda bahsettiğimiz otomobilin nerede teslim edileceği sözleşmede belirlenmemişse, kanundaki hükme göre, sözleşme kurulurken otomobil nerdeyse teslim de orada yapılacaktır. Bu sonuç bazen, tüm maliyet hesaplamalarınızı alt üst edebilir.

 

Bu basit örnekler, iş hayatımızda bazen çok can yakıcı gerçeklere dönüşebilir. Özellikle, yabancılık unsuru taşıyan sözleşmelerde, sözleşmeden doğan uyuşmazlığa hangi ülke hukukunun uygulanacağının sözleşmeyle belirlenmesi, hukuki ve mali öngörülebilirlik bakımından oldukça önemli bir meseledir. Bu konu, aynı zamanda işletmenizin ticari geleceği ile ilgili olduğu için üzerinde hassasiyetle durulmalıdır.

 

Bizim hukuk sistemimize göre, bugün itibariyle 2.500 Lira ve üzerindeki alacak iddialarının mutlaka yazılı belgeyle ispat edilmesi gerekir. Yani kırk kişinin önünde el sıkışsanız da, sattığınız malın bedeli 2.500 Liranın üzerindeyse, o kırk kişiyi mahkemeye taşımanız fayda etmez. Çünkü alacak miktarı 2.500 Liranın üzerinde olduğu için, hâkimin o konuda (elinizde yazılı belge yoksa) tanık dinleme yetkisi yoktur. İşte anlatmaya çalıştığımız meselenin önemi bu kadar açık ve nettir.

 

Sözleşme hukukunun en temel ilkesi, ‘sözleşme özgürlüğü’ ilkesidir. Bu ilkeye göre, bir kimse istediği kişiyle sözleşme kurabilir ve taraflar aralarında anlaşarak, sözleşmenin içeriğini istedikleri gibi belirleyebilirler. Ancak bu ilke, son dönemlerde yapılan kanun değişiklikleriyle önemli derecede erozyona uğramıştır. Kanunlar aracılığıyla sözleşme ilişkilerine müdahale edilmesi, günümüzde bir hukuk politikası olarak kanun koyucular (devletler ve diğer uluslararası otoriteler) tarafından yaygın şekilde kabul edilir hâle gelmiştir.

Yeni kanunlardaki bu değişikliklerin satınalma ilişkilerinin yönetimi açısından oldukça önemli sonuçları söz konusudur. Bu bakımdan, satınalma yöneticilerinin ve her düzeyde personelin satınalma sözleşmelerine ilişkin temel sözleşme hukuku eğitimi almaları, işletmeler için günümüzde stratejik bir öneme sahiptir.

Unutmayalım ki, sözleşme yönetimi sadece sözleşme metninin hazırlanmasından ibaret değildir. Müşteriyle müzakere aşamasından başlayarak sözleşmenin yürütülmesi ve sonlandırılmasına kadar geçen süreç bir bütün olarak, en azından temel seviyede sözleşme hukuku bilgisiyle yürütülmeye muhtaçtır.

Gerek yeni Borçlar Kanunu’nda gerekse yeni Ticaret Kanunu’nda ve ileride değineceğimiz diğer ulusal ve uluslararası mevzuatta, sözleşme özgürlüğüne müdahale anlamına gelen radikal değişiklikler, yenilikler göze çarpmaktadır. Önümüzdeki aylarda, yıllarda bu yeni mevzuat değişikliklerini çokça konuşup tartışacağız.

Satınalma Dergisi’nin, bu alandaki bilgi paylaşımı eksikliğini giderme bakımından çok önemli bir işlevi layığıyla yerine getireceğine inanıyor, Dergi’ye ve okuyucularına başarılar diliyorum.

umut yeniocak

 Av. Umut YENİOCAK,

www.yeniocak.av.tr

İçeriği faydalı buldunuz mu ? Yorumlarınızı aşağıdaki alanda paylaşabilirsiniz.

İçeriği derecelendirmek için butonlardan birine basabilirsiniz. Yorum yapmak için lütfen sayfayı kaydırınız.



PAYLAŞIMLAR

Lütfen yorumunuzu girin !
Lütfen adınızı giriniz.

Satınalma ve Tedarik Zinciri Yönetimi Konferans ve Ödül Töreni Programı Yayınlandı. Büyük Gün İçin Son 6 Gün!

2014'ten bu yana birçok konferans ve eğitime imza atan Buyer Network, 20 Kasım 2019'da Satınalma ve Tedarik Zinciri Yönetimi...

Yıllık İzin Süresine Rastlayan Mazeret İzinleri Nasıl Kullanılır?

Yıllık izin süresine rastlayan evlenme, doğum, ölüm gibi sebeplerle verilen mazeret izinleri yıllık ücretli izin günlerinden sayılır mı? 4857 sayılı...

Teknoloji Yıkmadan Önce Dönüşen Ayakta Kalıyor -Türk CEO Dönüşüme Sarıldı

KPMG Türkiye, 2019 CEO Araştırması’nın sonuçlarını açıkladı. Bu yıl Türkiye’nin de aralarında olduğu 11 ülkeden yaklaşık bin 300 CEO...

Tedarikçi Yaşam Döngüsü Yönetimi

SAP tarafından Tedarikçi Yaşam Döngüsü çözümleri konusunda bir webinar düzenlendi. Webinar'da özetle tedarikçi yaşam döngüsünün genel hatları ve tedarikçi...

Müzakere Becerileri Raporu (PDF)

Harvard Hukuk ve İşletme Okulu tarafından müzakere becerilerinin arttırılmasına yönelik hazırlanmış özet bir rapordur. İçindekiler: Make the most of your...

Alt işveren işçisi ücret alacağı ile ilgili arabulucuya başvurursa, asıl işveren de sürece katılmak zorunda mıdır?

“Alt İşveren İşçisinin Ücret Alacağı İle İlgili Arabulucuya Başvurusu” 4857 sayılı İş Kanunu’nun 2 nci maddesinin 6 ve 7 nci...

Sözleşme Yöneticisi Olarak Satınalma Yöneticisi

Etkili bir sözleşme taslağı hazırlamanın bir unsuru sözleşmenin kim ile yapılacağının ve nasıl idare edileceğinin uygun bir şekilde tasarlanmasıdır....

Tarımsal Hammadde Alımları

Gıda sektörünü ’nün en büyük hammadde girdilerinin başında  ‘’Tarımsal Hammaddeler’’ gelmektedir. Sebze ve meyvelerin hasat zamanlarına göre zamanında toplanması...

Gıda Sektöründe Satınalmanın Önemi ve Tedarikçi Seçimi

Dünya nufus artışına paralel hızla büyüyen gıda sektöründe  ‘’Gıda Satınalması’’ tedarik zincirindeki başlangıç noktalarından biri olma özelliğini korumaktadır. Özellikle 1980’lerden...